Önceki dört yazı, Bakara'nın aile-hukuku ayrıntısının dört ayrı boyutta (yapisal, psikolojik, Nursî, Ekberî) işlediğini gösterdi.
Hepsinin altındaki ortak sezgi/hads/intuition: Allah, en küçük ile en büyüğe aynı sanatı, aynı yasayı, aynı ağırlığı verir.
Bu bir söz oyunu ya da güzel bir mecaz değil; Kur'an'ın açıkça öğrettiği bir okuma anahtarıdır.
Sivrisinek: Ölçeğin Yanılgısı
İnkârcılar, Kur'an'ın sivrisinek örneğine itiraz etmişti: böyle küçük, böyle önemsiz bir şey nasıl kainatın yaratıcısının kelamının konusu olur, nasıl bundan misal olur?
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْـيٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلاً مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَاَمَّا الَّذِينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَاَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاً يُضِلُّ بِهِ كَثِيراً وَيَهْدِي بِهِ كَثِيراً وَمَا يُضِلُّ بِهٓ اِلَّا الْفَاسِقِينَ
Allah bir sivrisineği — hatta ondan da ötesini (fevkahâ) — örnek vermekten çekinmez. İnkârcı ölçeğin küçüklüğünü anlamın küçüklüğü sanır; mümin sanatın inceliğini görür.
Burada "fevkahâ" yani "ondan da üstü, ötesi" kelimesinde de incelik var. Kur'an sivrisineği önemsiz gördüğü için değil, sanatça çok ince ve üstün bulduğu için "daha ötesi" diye niteler.
İnkarcı mentalitesi, küçüklüğü önemsizlikle karıştırır.
Hadi sanat perspektifini geçelim, ego-sentrik, bencilce sadece insan ile olan irtibatına bakalım.
Bu açıdan bile o küçük varlık yeryüzünün en ölümcülüdür: yılda yaklaşık 760 bin insanın ölümüyle ilişkilidir.
İkinci sıradaki yılanın (yıllık ~100 bin) katbekat üstünde.
Kur'ânî içgörü: Darb-ı meseller metal modellerdir. "Önemsiz örnek" diye bir şey yoktur; ölçeğin küçüklüğü, anlamın küçüklüğüne delalet etmez. Bu da Bakara'nın "önemsiz" görünen aile-hukuku ayrıntısına bakışımızı tersine çevirir: bir süt-nafaka maddesi de, bir sivrisinek de, Sonsuz Sanatkâr'ın nazarında fevkahâdır.
Güneş ve Sinek: Sanat Paritesi
Sivrisineğin "önemsizliği" yanılgısını Bediüzzaman bir yasaya çevirir: Allah, bir sineğin yaratılışına güneşlerin yaratılışıyla aynı kolaylığı, aynı sanatı verir.
Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar O'na ehven gelir. Bütün hayvânâtı icad etmek, bir sinek icadı kadar kudretine kolay gelir.
Sivrisineğin gözünü halk eden, güneşi dahi o halk etmiştir.
Risale'nin şeffafiyet sırrı dediği şey bunu tek bir görüntüde damıtır: bir tek güneş, denizin geniş yüzeyine de bir göz bebeğinin küçücük camına da aynı kolaylıkla yansır.
Fark yalnızca çözünürlüktedir, sanatta değil.
Ve bu parite, vahiyde bir okuma yasası olarak açıkça verilir.
سَنُرِيهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَفِٓي اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَـيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ
Âfâk (makro kozmos) ve enfüs (mikro kozmos) — Kur'an'ın açık okuma yasası. İkisi aynı imzayı taşır.
Âfâk âlem-i kübrâ, enfüs âlem-i suğrâdır; ikisi aynı imzayı taşır.
Hassasiyet en alt ölçeğe kadar iner: "Zerre ağırlığınca bir şey bile O'ndan gizli kalmaz" (Sebe 34:3).
Kur'ânî içgörü: Madem sineğin kanadı ile güneşin yörüngesi aynı sanatla işleniyor, o hâlde göklerin yaratılışını anlatan ayet ile bir bebeğin emzirme süresini düzenleyen ayet de aynı elden, aynı ağırlıkla çıkmıştır. Bakara'nın hukukî granülerliği, kâinataki sanat-paritesinin dile gelmiş hâlidir; fezleke ise onun mührü.
Çiftler: Evlilik, Kozmik Bir Yasanın Yeryüzü Yüzü
Şimdi üçüncü adım. Bakara'nın aile hukuku, nihayetinde evlilik üzerinedir.
Ve Kur'an evliliği yalıtılmış bir sosyal kurum olarak değil, kâinatı kuran çift (zevc) yasasının bir kesiti, toplum tarlasının tohumu olarak sunar.
وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
Kozmik çift-yasasının ilanı — kâinatta her şey zevc (çift) ilkesi üzere yaratılmıştır.
سُبْحَانَ الَّذِي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ
Çift-yasasının kapsayıcılığı — sadece insanda değil, bitkilerde ve henüz bilinmeyende de.
Bir şey ancak eşiyle birleştiğinde üretken olur; kâinatın bütün düzeni, belli şeylerin belli karşıtlarıyla tamamlanması ilkesiyle işler.
Bu çift-yasası gece ile gündüz, gök ile yer, artı ile eksi kutup ve erkek ile dişi olarak tezahür eder.
وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰى
Erkek-dişi çifti — kozmik pair-yasasının biyolojik ölçekteki tezahürü.
Aynı desen sûre yeminlerinde de görünür. Leyl sûresi gece-gündüz (kozmik), erkek-dişi (biyolojik) ve insan çabasının dağınıklığı (ahlakî) üzerine yemin ederek açılır.
Üçü de aynı yapısal yasanın farklı düzlemlerdeki tezahürüdür.
Varlık, zıtlar üzerinden işler. Erkek-dişi bir "tamamlayıcı zıtlık"tır; rastgele bir evrimsel yan ürün değil, ontolojik bir tasarım.
Bu yüzden evlilik, fâil (etkin) ve kâbil (edilgen) ilkesinin yeryüzündeki yüzüdür.
İbn Arabî'nin "manevî nikâh"ı (Küllî Akıl'ın Küllî Nefis'te zuhuru) ile insanın nikâhı, aynı yasanın iki ölçeğidir.
Kur'an da bunu bir âyet, yani kozmik bir işaret olarak adlandırır.
وَمِنْ اٰيَاتِهٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً لِتَسْكُـنٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Kur'an evliliği bir âyet olarak sayar — gök cisimlerinin, yağmurun, gece-gündüzün yanında anılan kozmik bir işaret. Meveddet ve rahmet, gezegenleri yörüngede tutan aynı yasanın en küçük ölçekteki imzasıdır.
Dikkat: ayet evliliği bir âyet olarak sayar. Gök cisimlerinin, yağmurun, gece ile gündüzün yanında anılan kozmik bir işaret.
Yani karı-koca arasındaki meveddet ve rahmet, gezegenleri yörüngede tutan aynı İlahî yasanın en küçük ölçekteki imzasıdır.
Kur'ânî içgörü: Bakara'nın boşanma ve nikâh hukukunu okurken, aslında "her şeyi çift yarattık" diyen ayetle aynı yasayı farklı ölçekte okuyoruz. Aile hukukunun granülerliği, kozmosun en temel yasasının yeryüzündeki en hassas uygulamasıdır.
Sentez
Üç adım birleşince tablo biraz daha netleşiyor.
Önce sivrisinek: ölçeğin küçüklüğü anlamın küçüklüğü değildir, dolayısıyla "önemsiz" görünen aile-hukuku ayrıntısı aslında fevkahâ olabilir.
Sonra güneş ile sinek: mikro ve makro aynı sanatla işlendiğine göre, kozmik ayet ile hukukî ayet aynı elden çıkar.
Nihayet çiftler: evlilik, kozmik çift-yasasının yeryüzü yüzü olduğuna göre, aile hukuku kâinatın en temel yasasının bir uygulamasıdır.
Hepsi tek bir cümlede toplanır: kâinat kitabını okumayı öğrenen, vahiy kitabındaki "sözleşme dilini" de okuyabilir.
Çünkü ikisinin Müellifi birdir ve ikisi de aynı yasayı yalnızca farklı ölçekte yazar.
Serinin başında "bir okuma usulü göstermek" demiştik; bu üç adım, o usulün neden işlediğini gösterir.
Allah en doğrusunu bilir.