Üzerine yüzlerce kez yazılmış ve konuşulmuş bir konu. Bizim ekip gibi birçokları “Mesele bu kadar açıkken neden hâlâ bu konuyu tartışıyoruz?” diye soruyordur. Ama bazı gençlerin hâlâ “evrim varsa din yanlış” ikilemine girdiğini, hâlbuki evrimin aslında dinle çok uyumlu olduğunu bilmediklerini görüyoruz. O hâlde bir kere daha yazmak gerekir diye düşündük.
Evrim, Müslümanlar için sıklıkla tartışma ve kafa karışıklığı yaratan bir mesele olmuş. Hristiyan dünyasından ödünç alınan bu tartışma zemininde Katolik kilisesi 1996'da, Papa II. Jean Paul'ün Pontifical Academy of Sciences'a gönderdiği bir mesajla evrimin inançla çelişmediğini vurgularken, bazı evanjelik gruplar ve Müslümanların çoğu Eski Ahit'in Yaratılış hikâyesini birebir yaratılış teorisi olarak kabul ediyor.
Bu yazıda, bir Müslümanın evrimi neden kabul etmesi gerektiğine dair argümanları bilimsel, mantıksal, naslara dayalı ve maslahat perspektifinden ele alacağım.
Bilimsel Delillerin İşaret Ettiği Hakikat
ERV'ler, virüslerin bir zamanlar atalarımızın DNA'sına entegre olup nesilden nesile aktarılan kalıtsal genetik izleridir. Aynı ERV'lerin iki türde aynı sintenide bulunması, ortak evrimsel sürecin en net kanıtlarından biridir.
Tutarlı Olmak — Tevhid ve Evrim
Kur'an'ın “in kuntum sâdıkîn” — “eğer doğrulardansanız” — çağrısı, hep tutarlı olmaya vurgu yapar.
Ayetler Evrime Daha Uyumlu
Eski Ahit'teki bir kısım hakikatli hikâyeyi Kur'an da bize aktarır. Aktarırken hikâyenin yanlışa iten detaylarını aktarmaz; aktardığı kısmı da itinalı bir kelime seçimiyle tüm asırlardaki anlayışa hitap edecek şekilde sunar. Zira Kur'an'da esas olan fizikten metafiziğe geçiş, Allah'ın isim ve sıfatlarıyla tanınması ve O'na kullukla yaklaşmaktır.
وَالشَّمْسُ تَجْرِي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَا ذٰلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ
“Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (tecrî).” — Yâsîn 36:38. Dünya merkezli bir gözlem bu ifadeden nasibini alır; güneş merkezli bir gözlem de güneşin sistemi peşinden sürükleyerek uzayda ilerlediğini düşünüp kendi nasibini alır. Kur'an bize fizik değil, fizikî gözlemleri yorumlayacak metafizik model sunar.
Bu bağlamda ayetlere baktığımızda insanın evrimsel bir süreçle yaratılmasına dair birçok işaret buluruz; bazı Müslüman âlimler bu yönde görüş bildirmiştir. Hazret-i Âdem için alegorik bir anlatım diyenler olsa da öyle bir yoruma gerek bile yok: Âdem aleyhisselâm'ı vahye muhatap olabilecek kadar gelişmiş bir toplumun babası ve peygamberi olarak görmek yeterli. Biyolojik olarak ilk homo sapiens'tir demeye gerek yok.
Ayetlerde yaratılış çoğu zaman bir süreç olarak ifade edilir: kâinatın yaratılışı, yıldızların oluşumu, her bir insanın embriyo olarak gelişimi, toplumların evrimi. Bu sürecin insanlığın tümü için de geçerli olması, ilâhî esmânın tecellîleri açısından hem makul hem gereklidir. 21. yüzyılda muvahhid ve bütüncül bir kozmoloji için ortak ata teorisi neredeyse zorunludur; aksi hâlde zihinlerde parçalı, eklektik, ad hoc bir kâinat tasavvuru oluşur.
Maslahat — Yapay Bir Seçim Yaptırmamak
Evrim, Allah'ın yarattığı dünyadaki süreçlerden biridir; bu sanata karşı durmak yerine anlamaya çalışmak, çocuklarımızın bilimle barışık büyümesi için çok önemlidir. Kâinatı objeler yerine süreçler perspektifinden okumak ve eserden fiillere geçmek, yaratılışı anlamak için önemli bir yaklaşımdır.
Dinî hareketleri temsil eden bazı şahıslar biyolojik kökenin temellerini anlatmayı hedeflememiş — bu gayet doğal. Müslümanların cadde-i kübrâsından ayrılmamak, yani i'lâ-yı kelimetullah olan asıl maksattan dikkati dağıtacak ayrılıklar oluşturmamak için tartışmalı söylemlere girmemeyi tercih etmişler. Meselâ Risale-i Nur külliyatı, inkâr-ı ulûhiyete karşı mücadele ederken evrim teorisine hiç değinmemiş; sadece tesadüf ve tabiat yarattı metafiziğine karşı çıkmıştır.
Evrimi yaratılışın alternatifi gibi sunmak, gençlere din ya da bilim arasında yapay bir tercih yaptırmak demektir. Hâlbuki evrim, yaratılış teorilerinden sadece biridir.
Evrimi Kabul Eden Müslüman Âlimler
Tarih boyunca evrimi kabul eden çok sayıda Müslüman âlim olmuştur; hatta Darwin'den önce bile “Mohammedan Theory of Evolution” diye anılan görüşler mevcuttur. İslâm tarihinde âlimlerin çok büyük kısmı, hayvanların ve insanların manevî evrimleri olduğu ve bu süreçte bazı hayvan tabakalarından geçildiği konusunda hemfikirdir; bir kısmı biyolojik olarak da böyle bir süreci savunur.
Muhammed Hamîdullah · Muhammed İkbal · Seyyid Emîr Ali · İsmail Hakkı İzmirli · Maurice Bucaille · Muhammed Esed · Bahaeddin Sağlam · Süleyman Ateş · Cafer Sadık Yaran · Mehmed Bayraktar · İsmail Yakıt · Shabir Ally — bu isimler evrimi, yaratılışı anlamanın bir yolu olarak görmüştür.
Reddiyecilerin Cevap Veremediği Üç Argüman
Evrim dışında, canlıların Allah tarafından nasıl yaratıldığına dair tabiattaki (yaratılmış) kanıtlara dayalı başka bir açıklamanız var mı; yahut böyle bir açıklama duydunuz mu?
Sonuç
Evrim, çoğu kişi için kafa karıştıran ve bazen korkutucu bir konu olabilir. Ancak bu süreci anlamak, çelişkileri gidermek ve Allah'ın yarattığı kâinatın nasıl işlediğini kavramak, bir Müslüman olarak bize daha derin bir tefekkür ve tutarlı bir yaklaşım sunar. Evrimi Allah'ın bir yaratılış süreci olarak kabul etmek, bizi dual düşünceden ve doublethink'ten kurtarır.
Evrim Allah'ın sanatıdır; doğal seçilim de ilâhî bir maksatla bir gayeye doğru çalışan bir ıstıfâ mekanizmasıdır.